Uğur İkizler
Uğur İkizler
Uğur İkizler
Uğur İkizler
Uğur İkizler
Uğur İkizler
Uğur İkizler
Uğur İkizler

UĞUR İKİZLER

İlk olarak, sizi tanımayan insanlar için kendinizi tanıtır mısınız?

28 Şubat 1964 tarihinde Bursa’ da doğdum. Tophane Endüstri Meslek lisesi sınavlarına girdim ve torna tesviye bölümünü kazandım. 1980 öncesi olaylar sebebi ile 1978 yılında 1. sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldım. 35 yıl aradan sonra 2012 yılında açık liseye başladım. Liseyi 2015 yılı Ekim ayında bitirdim. 1978 yılından bu yana yaklaşık 45 yıldır makine teknikerliği yapıyorum

1986 yılında Nermin İkizler ile evlendim, Çağrı isminde bir oğlumuz var. Astronomi ile çok küçük yaşlardan beri ilgiliydim. İnsanoğlunun Ay’ a ilk ayak bastığı zamanı hatırlıyorum, ilgi duymamın en büyük sebebinin bu olduğunu sanıyorum. Dergilerden, gazetelerden güncel astronomi olaylarını takip ediyordum. 29 Nisan 1976 tarihindeki güneş tutulmasını öğretmenimiz bizi bahçeye çıkartıp isli camlarla izlettirmişti. O gün gökyüzüne olan ilgim daha da arttı.

1999 yılında 60 mm çapında mercekli bir teleskop aldım. Bir süre sonra bu teleskop yeterli gelmemeye başladı, daha büyük çaplı teleskop edinmem gerekiyordu. Ancak büyük teleskoplar oldukça pahalıydı. Kendim bir teleskop yapabilirim diye düşündüm ve araştırmaya başladım. Bunun için bilgim ve gerekli malzemem yoktu. Tam da bu sırada Türkiye’ de ilk amatör teleskop yapımcısı olduğunu sonradan öğrendiğim, Hasip Sönmezalp ile tanıştım. Bana teleskop aynası yapabileceğimi söyledi ve Jean Texereau’ nun “ How to Make a Telescope “ kitabını verdi. Bunun için gerekli malzemeleri bulmak kolay olmadı.

Tanışalı henüz bir yıl olmuştu ki Hasip Sönmezalp 2002 yılı Ocak ayında 85 yaşında vefat etti. Kendisi 1957 yılında kendi teleskopunu yapmış ve bundan dolayı Amerika’ dan “ Altın Çekiç “ ödülü almış. Kendisi bu tür konuları konuşmazdı, onun hakkındaki bilgileri ölümünden sonra öğrendim. Hasip Sönmezalp hakkında daha detaylı bilgi burada mevcut. Daha sonra aynayı birkaç yıl içinde zor da olsa tamamladım.

2005 yılında İstanbul Kültür Üniversitesinde yapılan 1. Amatör Astronomi Sempozyumu, benim için bir milat oldu diyebilirim. Çok değerli hocalarımızdan bu sempozyumda astronomiye çok meraklı olan, Amerika`da yaşayan Haldun Menali ile tanıştık. Ayna yapmış olmama büyük ilgi duydu ve malzeme temini konusunda bana yardımcı oldu. 29 Mart 2006 güneş tutulmasında Türkiye’ ye geldi ve gelirken yanında birçok malzeme getirdi.Bu sırada amatör teleskop yapımına meraklı olanlarla internet ortamında tanışma fırsatımız oldu. Amatör teleskop yapımını Türkiye de yaygınlaştırmak bu konuda meraklı kişilere ulaşmak için 6 Nisan 2006 yılında üç arkadaşımla birlikte “ATM_Turk yahoo” grubunu kurduk. Daha geniş kitlelere ulaşabilmek için bir web sayfasını hazırladık. Web sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

2007 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi 2. Amatör Astronomi Sempozyumu ve Amatör Teleskop Yapımı (ATY) çalıştayına katıldım. Amerika’ dan gelen usta ATM Dick Parker’ dan epeyce bilgi edindik.2009 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi’ nin düzenlediği AAS 3 ve ATY 2009 çalıştayına eğitmen olarak katıldım ve 100 katılımcıya 100 teleskop yaptırdık. Eğitmen olarak birçok etkinliklere, çalıştaylara ve seminerlere katıldım. Ayrıca gökyüzü fotoğrafçılığıyla da yakından ilgileniyorum. Kendi yaptığım takip sistemi ve teleskoplarımla gökyüzü fotoğrafları çekiyorum.

Geçtiğimiz sayılarımızda astrofotoğrafların tek bir alandan ibaret olmadığını öğrenmiştik. Siz astrofotoğrafçılığın hangi alanı ile ilgileniyorsunuz?

Amatör teleskop yapımı ve gökyüzü fotoğrafçılığı ile ilgileniyorum.

İnternette gördüğümüz kadarıyla birçok farklı yerde astrofotoğrafi yapıyorsunuz. Bu yerleri seçerken dikkat ettiğiniz etkenler nelerdir?

Büyük şehirlerin olduğu bölgede yaşadığım için ışık kirliliğinin oldukça fazla olumsuz etkisi oluyor. Yaklaşık 17 yıldır Mudanya’ da yaşıyorum ve burası Bursa’ ya göre biraz daha karanlık. Fotoğrafların bazılarını evimden çekiyorum. O günkü gökyüzü olayının yönüne göre farklı yerlere de gidiyorum tabi ki. Uludağ bizim için büyük şans. Yüksek oluşu atmosferin birçok olumsuzluğunu bertaraf ediyor. Uludağ’ ın güney kısımları da oldukça karanlık. Yüksek, karanlık ve güvenli bir yer olması ilk istediğim kriterler. Yurt genelinde yapılan gözlem etkinliklerine de katılıyorum, buralarda gökyüzü kalitesi oldukça iyi oluyor.

Türkiye’nin konumunun astrofotoğrafçılık açısından en büyük avantajı ve dezavantajı nedir?

Karadeniz kıyı şeridi haricindeki yerlerde bulutsuz, açık gün sayısının fazla olması, yüksek rakımlı yerlerin oldukça fazla olması, Marmara bölgesi haricinde diğer gölgelerde ışık kirliliğinin nispeten daha az olması avantaj bana göre. Dezavantajları ise astronomi ve astrofotoğrafçılık malzemelerinin paramızın değer kaybetmesinden dolayı aşırı pahalı olması.

S/N (Signal/Noise) oranını yükseltmek için kullandığınız yöntemler nelerdir, gürültü engelleme için özel bir tekniğiniz var mı?

Özel bir tekniğim yok. Öncelikle ideal bir takip ile poz süresini arttırıp, ISO ayarını düşürerek gürültüyü bir miktar azaltmış oluyorum. Daha sonra astrofotoğrafçılık için hazırlanmış yazılımlar ile gürültüyü mümkün olduğunca azaltıyorum. Çekimleri fotoğraf makinesi ile yaptığım için dar bant çekim yapma şansım olmuyor.

Astrofotoğrafçılar şimdi ve gelecekte hangi uzay oluşumlarını görebilir? Bu konuda (teknolojik veya ortak karar alınmış) bir sınır var mı?

Yeni süpernovalar, keşfedilmemiş kuyruklu yıldızlar, yine keşfedilmemiş asteroitler, ötegezegen keşifleri yapılabilir. Tabi bunun için ciddi ve uzun dönemli bir çalışma gerekir. Şimdilik ben ve tanıdığım bütün astrofotoğrafçılar bilimsel bir çalışma olarak değil, kendi zevkleri için fotoğraf çekiyorlar. Eğer bilimsel çalışma yapan amatörler varsa da ben bilmiyorum. Ciddi bilimsel çalışmalar için kişisel veya birkaç kişini ortaklaşa oluşturduğu gözlemevleri gerekiyor. Hatta bunların uzaktan kontrol edilmesi lazım ki düzenli bir veri akışı olabilsin.

Astrofotoğrafçılar için gök cisimlerinin parlaklığı, solukluğu, sıcaklığı veya soğukluğu çektiğiniz fotoğrafı nasıl etkiliyor? Sağladığı avantajlar veya dezavantajlar var mı?

Parlak cisimler daha kolay çekiliyor tabi ki. Bunun için poz süreleri daha kısa oluyor. Sönük cisimler ve karanlık bulutsular çok daha zor. Çok uzun saatler hatta günler süren çekimler gerekiyor.Aslında gök cisimlerine göre değil, eldeki ekipmanlara göre çekilecek objeleri seçiyorsunuz. Her optik ve her ekipman ile her cismi çekemiyorsunuz. Farklı büyüklükte objeler için farklı optikler, filtreler, çok kaliteli takip sistemleri gerekiyor ki bu da tamamen maddiyata bağlı. Ben elimdeki imkanlar ile yapabileceğimin en iyisini yaptığımda mutlu oluyorum.

Bizlere ve bu alanda ilgilenen / ilgilenmek isteyen arkadaşlarımıza söylemek istediğiniz son cümleleriniz ne olur?

Bu hobi oldukça pahalı ve her şeyde olduğu gibi sonu yok. En önemli şey sabırlı ve kararlı olmak. Bu yüzden başlamadan önce çok iyi araştırma yapmak gerekiyor. Türkiye’ de çok az sayıda olan astrofotoğrafçı arkadaşlar hiçbir zaman bilgiyi saklamıyorlar. Onların tecrübeleri sonucunda elde ettikleri bilgi ve bu yönde verecekleri tavsiyeleri çok önemli. Önce gökyüzünü tanımayı, karanlık ve güvenli yerler bulup buralarda basit bir üçayak ve fotoğraf makinası ile başlamayı tavsiye ederim. Daha sonra ilgi alanına ve bütçelerine göre daha pahalı ekipmanlara geçiş yapılabilir.


Uğur İkizler #1
Uğur İkizler #2
Uğur İkizler #3
Uğur İkizler #4
Uğur İkizler #5
Uğur İkizler #6
Uğur İkizler #7
Uğur İkizler #8

UĞUR İKİZLER

İlk olarak, sizi tanımayan insanlar için kendinizi tanıtır mısınız?

28 Şubat 1964 tarihinde Bursa’ da doğdum. Tophane Endüstri Meslek lisesi sınavlarına girdim ve torna tesviye bölümünü kazandım. 1980 öncesi olaylar sebebi ile 1978 yılında 1. sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldım. 35 yıl aradan sonra 2012 yılında açık liseye başladım. Liseyi 2015 yılı Ekim ayında bitirdim. 1978 yılından bu yana yaklaşık 45 yıldır makine teknikerliği yapıyorum

1986 yılında Nermin İkizler ile evlendim, Çağrı isminde bir oğlumuz var. Astronomi ile çok küçük yaşlardan beri ilgiliydim. İnsanoğlunun Ay’ a ilk ayak bastığı zamanı hatırlıyorum, ilgi duymamın en büyük sebebinin bu olduğunu sanıyorum. Dergilerden, gazetelerden güncel astronomi olaylarını takip ediyordum. 29 Nisan 1976 tarihindeki güneş tutulmasını öğretmenimiz bizi bahçeye çıkartıp isli camlarla izlettirmişti. O gün gökyüzüne olan ilgim daha da arttı.

1999 yılında 60 mm çapında mercekli bir teleskop aldım. Bir süre sonra bu teleskop yeterli gelmemeye başladı, daha büyük çaplı teleskop edinmem gerekiyordu. Ancak büyük teleskoplar oldukça pahalıydı. Kendim bir teleskop yapabilirim diye düşündüm ve araştırmaya başladım. Bunun için bilgim ve gerekli malzemem yoktu. Tam da bu sırada Türkiye’ de ilk amatör teleskop yapımcısı olduğunu sonradan öğrendiğim, Hasip Sönmezalp ile tanıştım. Bana teleskop aynası yapabileceğimi söyledi ve Jean Texereau’ nun “ How to Make a Telescope “ kitabını verdi. Bunun için gerekli malzemeleri bulmak kolay olmadı.

Tanışalı henüz bir yıl olmuştu ki Hasip Sönmezalp 2002 yılı Ocak ayında 85 yaşında vefat etti. Kendisi 1957 yılında kendi teleskopunu yapmış ve bundan dolayı Amerika’ dan “ Altın Çekiç “ ödülü almış. Kendisi bu tür konuları konuşmazdı, onun hakkındaki bilgileri ölümünden sonra öğrendim. Hasip Sönmezalp hakkında daha detaylı bilgi burada mevcut. Daha sonra aynayı birkaç yıl içinde zor da olsa tamamladım.

2005 yılında İstanbul Kültür Üniversitesinde yapılan 1. Amatör Astronomi Sempozyumu, benim için bir milat oldu diyebilirim. Çok değerli hocalarımızdan bu sempozyumda astronomiye çok meraklı olan, Amerika`da yaşayan Haldun Menali ile tanıştık. Ayna yapmış olmama büyük ilgi duydu ve malzeme temini konusunda bana yardımcı oldu. 29 Mart 2006 güneş tutulmasında Türkiye’ ye geldi ve gelirken yanında birçok malzeme getirdi.Bu sırada amatör teleskop yapımına meraklı olanlarla internet ortamında tanışma fırsatımız oldu. Amatör teleskop yapımını Türkiye de yaygınlaştırmak bu konuda meraklı kişilere ulaşmak için 6 Nisan 2006 yılında üç arkadaşımla birlikte “ATM_Turk yahoo” grubunu kurduk. Daha geniş kitlelere ulaşabilmek için bir web sayfasını hazırladık. Web sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

2007 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi 2. Amatör Astronomi Sempozyumu ve Amatör Teleskop Yapımı (ATY) çalıştayına katıldım. Amerika’ dan gelen usta ATM Dick Parker’ dan epeyce bilgi edindik.2009 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi’ nin düzenlediği AAS 3 ve ATY 2009 çalıştayına eğitmen olarak katıldım ve 100 katılımcıya 100 teleskop yaptırdık. Eğitmen olarak birçok etkinliklere, çalıştaylara ve seminerlere katıldım. Ayrıca gökyüzü fotoğrafçılığıyla da yakından ilgileniyorum. Kendi yaptığım takip sistemi ve teleskoplarımla gökyüzü fotoğrafları çekiyorum.

Geçtiğimiz sayılarımızda astrofotoğrafların tek bir alandan ibaret olmadığını öğrenmiştik. Siz astrofotoğrafçılığın hangi alanı ile ilgileniyorsunuz?

Amatör teleskop yapımı ve gökyüzü fotoğrafçılığı ile ilgileniyorum.

İnternette gördüğümüz kadarıyla birçok farklı yerde astrofotoğrafi yapıyorsunuz. Bu yerleri seçerken dikkat ettiğiniz etkenler nelerdir?

Büyük şehirlerin olduğu bölgede yaşadığım için ışık kirliliğinin oldukça fazla olumsuz etkisi oluyor. Yaklaşık 17 yıldır Mudanya’ da yaşıyorum ve burası Bursa’ ya göre biraz daha karanlık. Fotoğrafların bazılarını evimden çekiyorum. O günkü gökyüzü olayının yönüne göre farklı yerlere de gidiyorum tabi ki. Uludağ bizim için büyük şans. Yüksek oluşu atmosferin birçok olumsuzluğunu bertaraf ediyor. Uludağ’ ın güney kısımları da oldukça karanlık. Yüksek, karanlık ve güvenli bir yer olması ilk istediğim kriterler. Yurt genelinde yapılan gözlem etkinliklerine de katılıyorum, buralarda gökyüzü kalitesi oldukça iyi oluyor.

Türkiye’nin konumunun astrofotoğrafçılık açısından en büyük avantajı ve dezavantajı nedir?

Karadeniz kıyı şeridi haricindeki yerlerde bulutsuz, açık gün sayısının fazla olması, yüksek rakımlı yerlerin oldukça fazla olması, Marmara bölgesi haricinde diğer gölgelerde ışık kirliliğinin nispeten daha az olması avantaj bana göre. Dezavantajları ise astronomi ve astrofotoğrafçılık malzemelerinin paramızın değer kaybetmesinden dolayı aşırı pahalı olması.

S/N (Signal/Noise) oranını yükseltmek için kullandığınız yöntemler nelerdir, gürültü engelleme için özel bir tekniğiniz var mı?

Özel bir tekniğim yok. Öncelikle ideal bir takip ile poz süresini arttırıp, ISO ayarını düşürerek gürültüyü bir miktar azaltmış oluyorum. Daha sonra astrofotoğrafçılık için hazırlanmış yazılımlar ile gürültüyü mümkün olduğunca azaltıyorum. Çekimleri fotoğraf makinesi ile yaptığım için dar bant çekim yapma şansım olmuyor.

Astrofotoğrafçılar şimdi ve gelecekte hangi uzay oluşumlarını görebilir? Bu konuda (teknolojik veya ortak karar alınmış) bir sınır var mı?

Yeni süpernovalar, keşfedilmemiş kuyruklu yıldızlar, yine keşfedilmemiş asteroitler, ötegezegen keşifleri yapılabilir. Tabi bunun için ciddi ve uzun dönemli bir çalışma gerekir. Şimdilik ben ve tanıdığım bütün astrofotoğrafçılar bilimsel bir çalışma olarak değil, kendi zevkleri için fotoğraf çekiyorlar. Eğer bilimsel çalışma yapan amatörler varsa da ben bilmiyorum. Ciddi bilimsel çalışmalar için kişisel veya birkaç kişini ortaklaşa oluşturduğu gözlemevleri gerekiyor. Hatta bunların uzaktan kontrol edilmesi lazım ki düzenli bir veri akışı olabilsin.

Astrofotoğrafçılar için gök cisimlerinin parlaklığı, solukluğu, sıcaklığı veya soğukluğu çektiğiniz fotoğrafı nasıl etkiliyor? Sağladığı avantajlar veya dezavantajlar var mı?

Parlak cisimler daha kolay çekiliyor tabi ki. Bunun için poz süreleri daha kısa oluyor. Sönük cisimler ve karanlık bulutsular çok daha zor. Çok uzun saatler hatta günler süren çekimler gerekiyor.Aslında gök cisimlerine göre değil, eldeki ekipmanlara göre çekilecek objeleri seçiyorsunuz. Her optik ve her ekipman ile her cismi çekemiyorsunuz. Farklı büyüklükte objeler için farklı optikler, filtreler, çok kaliteli takip sistemleri gerekiyor ki bu da tamamen maddiyata bağlı. Ben elimdeki imkanlar ile yapabileceğimin en iyisini yaptığımda mutlu oluyorum.

Bizlere ve bu alanda ilgilenen / ilgilenmek isteyen arkadaşlarımıza söylemek istediğiniz son cümleleriniz ne olur?

Bu hobi oldukça pahalı ve her şeyde olduğu gibi sonu yok. En önemli şey sabırlı ve kararlı olmak. Bu yüzden başlamadan önce çok iyi araştırma yapmak gerekiyor. Türkiye’ de çok az sayıda olan astrofotoğrafçı arkadaşlar hiçbir zaman bilgiyi saklamıyorlar. Onların tecrübeleri sonucunda elde ettikleri bilgi ve bu yönde verecekleri tavsiyeleri çok önemli. Önce gökyüzünü tanımayı, karanlık ve güvenli yerler bulup buralarda basit bir üçayak ve fotoğraf makinası ile başlamayı tavsiye ederim. Daha sonra ilgi alanına ve bütçelerine göre daha pahalı ekipmanlara geçiş yapılabilir.